Sosyal Fobi Nedir?

Sosyal Fobi Nedir?

Kaybı bozukluğu hastalıkları arasında yer alan sosyal fobi, ne yazık ki erken yaştan itibaren görülebiliyor. Kişinin geleceğini şekillendirmesine kadar etkin sonuçlar doğuran rahatsızlık, zaman kaybedilmeksizin tedavi edilmelidir. Özellikle eğitim hayatında belirgin bir şekilde ortaya çıkan hastalık, halk arasında sosyo fobi olarak da anılıyor. Kalabalık ortamlara girmekten çekinen kişi, ayrıca yeni insanlar ile iletişime geçme konusunda da başarısızlık sergiliyor.

Geçmişten bu yana pek çok kişinin yaşadığı psikolojik sorunlar arasında gösterilen sosyal fobi, ne yazık ki göz ardı edilebiliyor. Zamanla geçer düşüncesinin hakim olduğu hastalıkta profesyonel tedavi alınması gerekiyor. Zira gündelik yaşamı doğrudan etkileyen fobi, geleceğini şekillendiren hastanın önemli kararlar vermesine etki ediyor.

Yanlış kararlar vermeye yol açan hastalık, kalabalıktan uzaklaşarak yalnız kalmaya itebiliyor. Bu durum, özellikle ilerleyen süreçlerde daha farklı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Yalnızlık duygusunun vermiş olduğu etki sonucunda içine kapanık bir hale gelen birey, bunun sonucunda kendisini toplumdan daha da soyutlayabiliyor.

Anksiyete grubu içerisinde değerlendirilen hastalık, ne yazık ki çocuklarda dahi görülebiliyor. Bu durum, özellikle erken yaşta kendisini belli ederek uygun tedavinin alınmasını zorunlu kılıyor. Zira zamanla şiddetini arttırabilen hastalık, özellikle ilkokul ve lise çağında şiddetlenebiliyor. İçine kapanan ve arkadaş edinemeyen çocuk, kişiliğinin şekillenmesinde hastalıktan etkileniyor. Birçok ebeveyn, yaşanılan sorunun yetişkinlik ile ortadan kalkacağına inanıyor. Oysa kaygı bozukluğu bir anda oluşmayacağı gibi bir andan da ortadan kalkmıyor. Buna uygun terapi veya ilaç tedavisi gibi işlemlere başvurulması gerekebiliyor.

Sosyal Fobi Nedir?

Sosyal Fobi Belirtileri

Kaygı bozukluğu grubu içerisinde değerlendirilen sosyal fobinin en önemli belirtisi topluluk içerisinde gelen kalp çarpıntısıdır. Bunun yanı sıra el titremesi, terleme, huzursuz bacak sendromu, vücut titremesi, ellerde terleme, nefes darlığı ve odaklanmada zorluk da yine sosyal fobi belirtileri arasında değerlendiriliyor. Eğer bu belirtilerden bir veya daha fazlası görülüyor ise psikiyatri bölümü ziyaret edilmelidir. Herhangi bir hastalığa ve tıbbi bölümüne ön yargılı yaklaşmak, hastalığın ilerlemesinde ve beraberinde tedavinin zorlaşmasına kaynaklık edebilir. Zaman kaybetmek yerine uzman bir hekime danışarak uygun tedavi süreci başlatılabilir.

Özellikle okul hayatında zorluk yaşayabilen kişi, topluluk önüne çıkmaktan korkabilir. Kalabalık bir ortama girmek zorunda kaldığında ise savaş kaç psikolojisi gereği ortamdan bir an önce uzaklaşmak isteyebilir. Sosyal fobinin en önemli belirtileri arasında topluluk önünde konuşamama yer alıyor. Bu tarz bir konumda olduğu takdirde hastanın panik atak geçirmesi dahi mümkündür.

Sosyal Fobi Tedavisi

Yaşanılan soruna uygun tedaviyi uzman doktor belirleyecektir. Kişinin şikayetlerini dinleyen ve yaşadığı problemlere uygun bir tedavi programı oluşturan doktorlar, böylelikle daha kişisel bir süreç oluşturabiliyorlar. Kimi hastalar ilaç tedavisine doğrudan yanıt verebiliyorken bazı kişilerde terapi de gerekli hale gelebiliyor.

Grup terapisi ve konuşma terapisi gibi tedavi programları neticesinde kişinin yaşadığı sorundan kurtulması amaçlanıyor. İlaçsız uygulanan psikoterapi, sorunun kaynağına inilerek nedenin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunuyor. Bunların haricinde ilaç tedavisi de başvurulan en önemli tedavilerden bir tanesi olarak biliniyor. Özellikle antidepresan grubu ilaçlar neticesinde kişinin yaşadığı panik atak ve kaygı bozukluğu gibi durumları aşması destekleniyor.

Kişide rahatlık yaratan ve çevresi ile daha kolay iletişim kurmasını sağlayan tedaviler, genellikle uzun bir süreçten oluşuyor. Yani birkaç hafta içerisinde hastalıktan kurtulmak beklenmemelidir. Aylarca süren bir program ile sosyal fobiden kurtulabileceğinizi unutmayın. Nitekim antidepresan grubu ilaçlar dahi etkisini uzun bir sürenin sonunda gösteriyor. Bu nedenle sabırlı olunmalı ve doktorun önerileri dinlenmelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir